Kriz

warning: Creating default object from empty value in /home/zehirli/domains/zehirli.org/public_html/kriz/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Türkiye'deki Ekonomik Krizler

1929 krizi(İlk Kriz)
Türkiye Cumhuriyeti ekonomik krizle ilk kez 1929 yılında tanıştı. Türkiye Osmanlı borçlarının kendine payına düşen kısmını 1929 yılında ödemeye başladı. Aynı yıl dünyada "büyük buhran" baş gösterdi. o yıl ekonomi hem reel hem de spekülatif açıdan ciddi bir döviz bunalımı yaşadı.
5.Hükumet 1927-1930 İsmet Paşa(İnönü)
Türk parasının değeri düştü. Türkiye ekonomisi dışa kapandı.Devlet eliyle bir milli sanayileşme denemesi içine girildi. Dönemin iktisat politikaları açısından belirlenen iki önemli özellik olarak "korumacılık ve devletçilik " oldu.
1948 Krizi

Kriz, bor madenini de vurdu

Dünyada 2002 yılından bu yana artış eğiliminde olan bor ürünlerine talep, ekonomik kriz nedeniyle ciddi azalma gösterdi. Dünya bor tüketimi 2009 yılında bir önceki yıla göre yüzde 26,3 azalarak 2,9 milyon tona geriledi.

Dünya genelinde 2002 yılından bu yana artış eğiliminde olan bor ürünlerine talep, ekonomik kriz nedeniyle ciddi azalma gösterirken ETİ Maden'in bor satışları da yüzde 16 azaldı. Eti Maden'in geçen yıl bor ürünlerinden elde ettiği satış geliri, 435 milyon doları ihracat olmak üzere 451 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nce hazırlanan ''Bor Sektör Raporu''ndan derlenen bilgilere göre, bor ürünlerine olan talep, ekonomik krizin etkisini gösterdiği 2008 yılının son çeyreğinden itibaren düşmeye başladı ve 2009 yılının ilk iki çeyreğinde en düşük seviyelerine ulaştı. Bor madenine talep, 2009 yılının ikinci yarısında ise genel ekonomik düzelme doğrultusunda iyileşme eğilimine girdi.

Ekonomik Kriz pazarlama departmanını parlattı.

Ekonomik krizin etkisiyle şirketler genel harcamalarında büyük bir kesintiye giderken pazarlama departmanına yapılan yatırımlar artıyor. Hatta ABD’li yönetim danışmanlık şirketi McKinsey’in yaptığı bir araştırmaya göre bu durum CEO seçimlerini bile etkileyecek kadar önemli hale gelmiş durumda. Öyle ki eskiden şirketler CEO’larının finans kökenli olmasına dikkat ederken şimdi pazarlama kökenli adaylar tercih edilmeye başlanmış.

Büyüme 2010'da

'Geleneksel Sektörler Buluşması'nda bu defa 'küresel kriz ve sonrası' masaya yatırıldı. Türkiye'nin krizden en az etkilenen ülkelerden biri olduğu görüşünde birleşen işadamları ve üst düzey yöneticiler, elektrik ve doğalgaz tüketim rakamlarının da bunu teyit ettiğini vurguladı.

Dünya dolar krizine doğru sürükleniyor !

ABD'li ünlü yatırımcı Jım Rogers dünyanın bir dolar kriziyle burun buruna geldiğini belirterek, "Fed o kadar çok para basıyor ki, bunun sonucunda borsalar 20 bin 30 bin seviyelerine kadar çıkabilir" dedi.

Rogers, CNBC'ye verdiği röprtajda doları son derece kusurlu bir para birimi olarak tanımladı ve bir sonraki krizin başlıca sorumlusunun dolar olacağını iddia etti.

Emtia fiyatlarının küresel krizden çıkışın lokomotifi olacağını iddia eden Rogers, toparlanma olsa da olmasa da enflasyon nedeniyle emtianın getirisinin yüksek kalmaya devam edeceğini düşünüyor.

Ünlü yatırımcı George Soros da, Çin ekonomisinin beklenenden hızlı toparlanacağını ve kısa süre içerisinde eski büyüme rakamlarını yakalayacağını söyledi.

Krize karşı valiler devrede.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, bazı sivil toplum kuruluşlarınca başlatılan ''Kriz Varsa Çare de Var'' kampanyasına gerekli desteğin sağlanması için valiliklere genelge gönderdi.

Bakan Atalay'ın, 81 il valiliğine gönderdiği genelge şöyle:

2001 Krizi

Stand-by anlaşmasının ardından 2000 yılında devreye giren istikrar programı büyük çöküşün baş sorumlusuydu. Türkiye döviz kurunun çapaya bağlanmasıyla çıkmaz sokağa girdi. Cari işlemler açığı giderek büyüdü ve yıl sonunda 9.8 milyar dolara çıkarak tarihi bir rekor kırdı. Dolar çapası nedeniyle toplam kısa vadeli borçlar 28.9 milyar dolara, toplam dış borç stoku 114.3 milyar dolara çıktı.

Ekonomik krizin değiştireceği 20 madde

1994 krizi “ihraç fazlasını” hayatımıza sokmuştu, 2001 krizi “fabrikadan satışı” yaygınlaştırdı. Son yaşanan kriz de evden işyerine, sokaklardan eğlence mekanlarına kadar birçok noktada hayatımızda ciddi değişikliklere yol açıyor.

Esnafın yarısı işyerini kapatıyor.

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan`ın `Bizi teğet geçti` dediği küresel ekonomik kriz olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor. Krizle birlikte işsizlik oranı en yüksek seviyeye ulaşırken, iş yerlerini kapatmak zorunda kalan veya kapatmayı düşünen esnaflarda da ciddi bir artış yaşandı.

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan`ın `Bizi teğet geçti` dediği küresel ekonomik kriz olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor. Krizle birlikte işsizlik oranı en yüksek seviyeye ulaşırken, iş yerlerini kapatmak zorunda kalan veya kapatmayı düşünen esnaflarda da ciddi bir artış yaşandı.

Ekonomik kriz ruh sağlığımızı bozuyor

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Uzman Dr. Halis Ulaş, dünya genelinde yaşanan ekonomik krizin, ruh sağlığını tehdit ettiğini söyledi.

Ulaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ekonomik krizin, hem işverenlerde hem çalışanlarda hem de işsizlerde ruhsal problemlere yol açabileceğini söyledi.

İçerik yayınları

sponsorlu bağlantılar

Anket

Çalıştığınız iş alanını neden tercih ettiniz:

Son yorumlar